Lipodem Danışma Hattı: +90 543 544 LIPO (5476) Almanya İcin İletişim Numaramiz: +49 178 8798404 * Whatsapp aracılığı ile de iletişim kurabilirsiniz.

Lipödem ve Lenfödem Tedavisi - Süpermikrocerrahi - Estetik Cerrahi hakkında öğrenmek istediğiniz her şey.

Meme kanseri ameliyatı sonrası oluşan kol ödeminin, mikrocerrahi ile tedavisi

Benim plastik cerrahiye girmemim esas sebebi mikrocerrahi yapmak olduğunu biliyormuydunuz. Çok fantastik bir iş. İki kişi mikroskobun başına geçiyor. Dışardan hiç bir hareket göremiyorsunuz. Parmak uçları ile yapılan bir ameliyat. 1-2 mm lik damarları dikebiliyorduk. Artık 0.5 mm çapındaki lenf damarları bile, mikrocerrahiye gönül vermiş  plastik cerrahlar tarafından dikilebiliyor.

Plastik Cerrahi kongresinde Dr. Yener Demirtaş'ın konuşmasını dinleyince çok etkilendim ve bana bir metin yollamasını rica ettim. Bu ameliyat tekniği çok yeni ve insanların bilgilendirilmesi gerekiyor dedim. Yener hoca beni kırmadı ve aşağıdaki metni yolladı.

Meme Kanseri ile Lenfödemin İlişkisi Nedir?

Lenfödem, meme kanseri için yapılan cerrahi tedaviden sonra ortaya çıkan en sıkıntı verici komplikasyonlardan biridir ve görülme sıklığı yaklaşık % 25’dir. Koltukaltı bölgesindeki lenf akımının engellenmesi sonucu meydana gelir, kolun şişmesi, kolda rahatsızlık hissi ve anormal bir görüntüye sebep olur. Bu hastalığa yakalanan bir çok kadın, meme kanseriyle verdikleri savaşta lenfödemin kendilerini fiziksel ve duygusal olarak son derece olumsuz etkilediğini belirtmektedir.

Lenfödemin Belirtileri Nelerdir?

Başlangıçta hastalar kollarında bir ağırlık ve rahatsızlık hissinden bahsederler. Bu evrede şişlik yumuşaktır ve geceleri genellikle geriler. Tipik olarak devamında şişlik sertleşir ve deri kurudur. Kol hareketleri kısıtlanabilir, kolda uyuşukluk ve sertleşme olabilir. Lenfödem, doku iyileştirmesini geciktirebilir ve kronik ağrıya sebep olabilir. Bu yüzden, hastalığın ortaya çıkmasını engellemeye yönelik önlemlerin alınması ve ortaya çıktığında da erken tedavi edilmesi şiddetle önerilir.

Lenfödemin Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Lenfödeme sebep olan etkenleri ortadan kaldırmak bugün için mümkün değildir. Cerrahi olmayan tedavide (fizyoterapi) asıl amaç lenfödemin gelişmesini engellemek ve ortaya çıkmış olgularda da şişliğin daha fazla artmasının önüne geçebilmektir. 

Lenfödemin İlaçla Tedavisi Var mı?

Lenfödem tedavisinde rutin kullanılan bir ilaç henüz geliştirilememiştir.

Cerrahi Tedavi Mümkün mü?

Lenfödemin tedavisi için bugüne kadar uygulanan cerrahi yöntemlerin hiçbirinde ne yazık ki istenilen düzeyde başarılı sonuçlar elde edilememiştir. Çünkü daha önce uygulanan cerrahi yöntemlerde çok büyük kesiler kullanılıyordu ve bu durum birçok hastada ameliyat sonrası bazı komplikasyonların ortaya çıkmasına sebep olabiliyordu. Ancak son yıllarda geliştirilen ve dünyada sadece birkaç özel merkezde uygulanan “süpermikrocerrahi” yöntemi lenfödem hastaları için yeni bir umut olmuştur. Bu yöntemle, deriye yapılan sadece 3-4 cm’lik kesilerle çok ince lenf damarları, yine çok ince toplardamarlara dikilerek lenf sıvısının kollarda birikmesi engellenebilmektedir. Yöntem, özellikle koltukaltı lenf nodlarının alınması veya ışın tedavisi sonrası (meme kanseri tedavisi gibi…) ortaya çıkan lenfödemlerde son derece başarıyla uygulanmaktadır. Çünkü bu hastalarda, doğuştan lenfödemli veya çok uzun süredir lenfödeme sahip hastaların aksine lenf damarları sağlam olduğundan ameliyatın başarı şansı oldukça yüksek olmaktadır. 

Neden Süpermikrocerrahi Deniyor?

Özel büyütmeli gözlükler veya mikroskop yardımıyla yapılan cerrahi girişimler mikrocerrahi olarak adlandırılmaktadır. 1960‘lardan itibaren hızla gelişim gösteren mikrocerrahi teknikle 2000’li yıllara gelindiğinde, 1 mm kalınlıktaki damarların birbirine dikilmesi (tıp dilinde anastomoz olarak adlandırılır) mümkün hale gelmiştir. Son 10 yılda ise, 40 kata kadar büyütmeyi sağlayan mikroskoplar, neredeyse çıplak gözle görülemeyen dikiş materyalleri, çok daha küçük ve hassas mikrocerrahi aletlerin geliştirilmesiyle mikrocerrahi teknikte yeni bir çığır açılmıştır. Artık 0,3 mm inceliğindeki damarları bile anastomoz etmek bir rüya olmaktan çıkıp, yeniden onarım mikrocerrahisi (rekonstrüktif mikrocerrahi) için çok önemli bir yenilik olarak son 10 yıla damgasını vurmuştur.

Bu yeni ve ileri tekniği klasik mikrocerrahiden ayırabilmek için yeni bir tanımlama ihtiyacı ortaya çıkmış, ultramikrocerrahi, supramikrocerrahi, ileri mikrocerrahi gibi terimler tekniği kullanan uluslararası plastik cerrahlar tarafından tartışılmıştır. 2010 yılının 4-5 Mart tarihlerinde, İspanya’nın Barselona kentinde bu konu üzerine yapılan bir sempozyumda bir fikir birliği sağlanmış ve yeni teknik için en uygun ismin süpermikrocerrahi olduğuna karar verilmiştir. Bu toplantıda alınan kararlar, “Barselona Süpermikrocerrahi Konsensusu” (Barcelona Consensus on Supermicrosurgery) adıyla, 8 ülkeden 11 plastik cerrahın imzasıyla 2014 yılında “Journal of Reconstructive Microsurgery” dergisinde yayınlanmıştır.  

Doç Dr Yener Demirtaş