Lipodem Danışma Hattı: +90 543 544 LIPO (5476)

Lipödem ve Lenfödem Tedavisi - Süpermikrocerrahi - Estetik Cerrahi hakkında öğrenmek istediğiniz her şey.

Lymphest

Lymphest

Lymphest

Sadece Selülit mi, Yoksa...?

Selülit Nedir?

Kadınların % 80-90‘ını etkileyen selülit aslında tıbbi bir terim değildir, hatta uzmanların çoğu tarafından var olduğu bile kabul edilmez. Çünkü özellikle kadınların uyluk ve kalçalarındaki yağ dokularında “portakal kabuğu görünümünde” düzensizliklerle kendini gösteren bu durum, gerçek bir patoloji olmayıp kişinin genetik yapısı, derinin doğal yaşlanması ve hayat tarzındaki değişiklikler sonucu ortaya çıkar ve sadece estetik kaygılara sebep olur. Yaygın inanışın aksine obesite ve selülit arasında bir bağlantı yoktur, zayıf kadınlarda da sıkça görülür.

Selülit, düzenli egzersiz ve dengeli beslenen kadınlarda dahi ciltaltı yağ dokusunda oluşan karmaşık fizyolojik değişimler sonucunda ortaya çıkabilir. Ancak düzensiz beslenme, hareketsiz bir yaşam, sigara ve alkol tüketimi selülit oluşumu ve ilerlemesi için risk faktörlerdir. Hormonal faktörler de selülit oluşumunda etkilidir, çünkü selülit kadınlarda genellikle ergenlik, gebelik ve menapoz gibi hormonal değişiklik dönemlerinde ortaya çıkar. Yaşlanma da, derinin kalınlık ve gerginliğinde azalmaya yol açtığı için selülit sebebi olabilir.

Selülitin evreleri şunlardır:
Evre 0 (selülit yok): Ayakta ve yatar pozisyonda gamzelenme yok, portakal kabuğu görünümü yok
Evre 1: Ayakta ve yatarken gamzelenme yok, sıkıştırma testi ile portakal kabuğu görünümü var
Evre 2: Gamzelenme ayakta var, yatar pozisyonda yok
Evre 3: Gamzelenme hem ayakta hem yatar pozisyonda var

Ancak bazı kadınlarda bu gamze ve düzensizlikler, lipödem veya lipodistrofi olarak adlandırılan, vücudun alt yarısında anormal yağ depolanmasıyla karakterize, genetik ve ilerleyici bir hastalığın ilk bulguları olabilir. Selülitin de lipödemin de başlangıç noktası aynıdır: Karın, kalça ve uyluk bölgelerinde kan ve lenf dolaşımının yavaşlayarak proteinden zengin bir ödeme yol açması ve bu ödemin yağ hücrelerinde düzensiz büyümelere sebep olması. Lipödemi selülitten ayıran ise genetik olarak aktarıldığı için ailenin birçok ferdinde görülebilmesi, ergenlik döneminden itibaren daha erken yaşlarda başlaması, ilerleyici ve klasik tedavi yöntemlerine dirençli olmasıdır. İstatistiklere göre lipödem kadınların % 11‘ini etkilemektedir.

Lipödem Nedir?

“Ağrılı Yağlanma Sendromu” olarak da adlandırılan lipödem, kalça, uyluk ve bacaklarda yağ ve sıvı birikmesine bağlı anormal, simetrik şişliktir. Şişlik ayak bileğine kadar inebilir. Uylukların dış tarafında aşırı yağlanmaya bağlı çıkıntılar bulunur. Lipödemin derecesi hastadan hastaya farklılık gösterir. Bazı hastalarda çok hafif seyreden bu durum, bazı hastaların yürümesini engelleyecek boyutlara ulaşabilir. Bu genetik hastalık hemen daima kadınlarda görülür ve genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Bir ailenin birden fazla kadın ferdinde görülme riski oldukça yüksektir. Bu hastalığa hormon bozuklukları ve bazı kronik hastalıklar da sebep olabilir.


Lipödemin Belirtileri Nelerdir?

Lipödemin erken evrelerinde vücudun üst tarafı çok ince olabilir. Üst kısım ince olmasına rağmen yağlar bel ile ayak bileği arasındaki bölgelerde birikirler. Kilo aldıkça kalça, uyluk ve bacak daha çok şişer. Ancak kilo vermeyle bu bölgelerdeki yağlanma azalmaz, kilo kaybı vücudun üst kısmından olur. Bacağın alt kısmında biriken yağ dokusu ayak bileğinden ayağa sarkan halka şeklinde bir şişliğe sebep olabilir. Bacaklarda öğleden sonraları artan şişlik gece uykuda azalır.Özellikle bacaklarda belirgin bir ağrı söz konusudur.Erken evrelerde, yağ birikintilerinin sebep olduğu küçük nodüller oluşur.İleri evrelerde, bu yağ birikintileri büyüyerek lobüllere, yani deriden yanlara sarkan büyük yağlı dokulara dönüşür. Lipödemde biriken yağlar, dolaşımı daha da yavaşlatarak daha fazla yağ birikmesine sebep olan bir kısır döngüye yol açarlar. Lipödem hastalarında adet dönemlerinde memelerde ağrı sık görülen bir durumdur.

Lipödemin belirtileri şunlardır:

Neredeyse sadece kadınlarda görülür
Ayak etkilenmez, ancak kalça, uyluk ve bacaklar simetrik etkilenir
Ödeme parmakla bastırıldığında çöküntü kalmaz veya çok az kalır
Baskı ve dokunmayla ağrı ve hassasiyet
Deride kolay morarma
Kilo vermeye veya kalori kısıtlamasına rağmen şişliklerin devam etmesi
Hastaların üçte birinde kollar da etkilenir
Deride soğukluk hissi
Yazın sıcaklarda şikayetlerin artması

Lipödem Tanısında Ne Gibi Hatalar Yapılmaktadır?

Lipödem genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve hasta zayıf ve aktif olduğu sürece fazla ilerleme göstermez. Fakat orta yaşlarda, özellikle de hasta kilo almaya başladıktan sonra durum kötüleşir; hasta spor hatta yürüyüş yapamaz, normal kıyafetlerini giyemez, sürekli kendini yorgun hisseder, merdiven çıkamayacak hale gelebilir. Bir ileri evre lipo-lenfödem dediğimiz bir durumdur ve lipödeme lenfödemin eklendiği bir tablodur, tedavisi de daha zordur. Bu yüzden lipödemin tedavisine mümkün olan en kısa zamanda başlanması son derece hayatidir. 

Diyet tek başına lipödemin çözümü değildir. Hastalara genellikle şişman oldukları ve kilo vermeleri gerektiği söylenir. Fakat lipödemin sebep olduğu yağlanmada diyetle belirgin azalma sağlanamaz. Aşırı yemenin sebep olduğu obesite uygun bir diyete cevap verir, lipödem vermez. Hastalar ne kadar diyet yaparlarsa yapsınlar şikayetlerinde pek bir azalma olmaz.

Güzellik terapisti veya medikal estetikçi gibi aslında var olmayan sıfatlarla selülit tedavisi yapanlar, selülit ile lipödemin ayırımını yapamadıkları için lipödem hastalarına yanlış uygulamalar yapabilmekte ve bu hastaların şikayetlerinin daha kötüleşmesine sebep olabilmektedirler. Örneğin selülit tedavisinde yaygın olarak kullanılan sıcak ve mekanik kompresyon gibi sıkılaştırıcı olduğu düşünülen sistemler, lipödem tedavisi için uygun değildir, hatta sakıncalıdır. Aslında selülit de bu agresif uygulamalara başlangıçta olumlu yanıt verse de uzun vadede durumun daha ağır bir şekilde tekrarlamasına sebep olabilir. Selüliti olduğunu düşünen kadınlar, herhangi bir uygulama yaptırmadan önce mutlaka bir plastik cerrahi uzmanına danışıp selülit-lipödem ayrımını yaptırmalı, ondan sonra uygun tedaviye başlamalıdırlar.

Lipödemin Tedavisi Nedir?

Bugün için lipödemin ilaçla tedavisi mümkün değildir. Ancak hastalığın hormonal bir bozukluktan kaynaklandığı tespit edilirse, bu bozukluğun ilaçla tedavisi mümkün olabilir. Lenfödem tedavisinde uygulanan fizik tedavi yöntemleri, bandajlar ve bası giysileri lipödemde çok az etkilidir. Fakat lipödeme lenfödem de eşlik ediyorsa, lenfödemin söz konusu yöntemlerle tedavisinden faydalanılabilir. Yüzme ve suda yürüme gibi su egzersizleri, eklemlerin üzerindeki baskıyı azaltacağından ve hareketleri kolaylaştıracağından faydalıdır. 

Kompresyon tedavisi daha fazla yağ birikmesini engellemek için etkili bir yöntem olabilir, ancak ne yazık ki hastaların çoğu baskının tetiklediği ağrıyı tolere edemezler. Biyoflavonoitlerin (maydanoz, greyfurt, siyah çay, bitter cikolata vs.) kan ve lenf dolaşımı üzerine olumlu etkileriyle lipödemin ilerlemesini engellediği yönünde iddialar mevcuttur ancak bilimsel olarak ispatlanmış değildir. Lipödemin modern tedavisinde fazla kilolardan kurtulmak için az yağlı, az tuzlu ve az kalorili diyetle birlikte, lenf damarlarının korunduğu, lipödeme özel uygulanan bir teknikle “liposuction” kullanılır.
 
Yani Lipödemin Cerrahi Tedavisi Mümkün mü?

Evet mümkün. Genellikle estetik bir girişim olarak bilinen “liposuction” lipödem tedavisinde de kullanılmaktadır. Ancak bu amaçla uygulanacak “liposuction”, estetik amaçlı “liposuction”dan farklı olup lipödem konusunda deneyimli merkezlerde ve deneyimli plastik cerrahlar tarafından uygulanmalıdır. Çünkü lipödem tedavisi için yapılacak “liposuction”da büyük miktarlarda yağ alımı gereklidir ve hastaların olası komplikasyonlardan korunması için bir takım ekstra hazırlıklar ve özel “liposuction” kanüllerinin kullanılması söz konusudur. Ayrıca uygun olmayan hastalarda “liposuction”, lenf damarlarına zarar verebilir ve lipödemin, lipo-lenfödeme dönüşmesine sebep olabilir.

Lipo-lenfödemin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bir hastada lipödem ve lenfödem birlikte bulunuyorsa, tedavi her iki durum göz önünde bulundurularak planlanmalı ve lenfödem tedavisi için kullanılan lenf drenaj masajları, bandajlar ve bası giysilerinin bu hastalarda ağrıya sebep olabileceği unutulmamalıdır. Bu sebeple masaj ve bandaj uygulamaları hastalara özel olarak çok hafif başlanmalı ve hastanın tolere edebildiği ölçüde yavaş yavaş artırılmalıdır. Bu hastalarda lipödem için “liposuction”, lenfödem için de süpermikrocerrahi ameliyatları kombine edilerek başarı sağlanabilir.