Lipodem Danışma Hattı: +90 543 544 LIPO (5476) Almanya İcin İletişim Numaramiz: +49 178 8798404 * Whatsapp aracılığı ile de iletişim kurabilirsiniz.

Lipödem ve Lenfödem Tedavisi - Süpermikrocerrahi - Estetik Cerrahi hakkında öğrenmek istediğiniz her şey.

Tamamlanmış Anastomoz

Süpermikrocerrahi tekniğinin gelişmesiyle kuşkusuz en önemli atılım mikrolenfatik cerrahi alanında olmuştur. Tıkanıklık durumunda lenfödem olarak adlandırılan bir hastalığa sebep olan lenf damarları, 1 mm’den çok daha ince oldukları için klasik tekniklerle bu damarlara ideal mikrocerrahi uygulamalar yapmak mümkün olamıyordu. Son 10 yılda gelişen teknolojinin sunduğu yeniliklerden biri olan süpermikrocerrahi ile 0,3 mm çapa sahip olan lenf damarlarını onarmak (anastomoz) mümkün hale geldi.

Normal insan anatomosinde, tüm vücudun lenf sıvısı, lenf kanalları ve lenf nodları ile boyun bölgesine taşınır ve bu bölgede birleşen lenf kanallarının oluşturduğu bir ana lenf damarına dönüşerek taşıdığı sıvıyı kalbe yakın bir seviyede kalbin ana toplardamarına boşaltır. Bu da bir çeşit lenfatikovenöz bağlantıdır (anastomoz), yani lenf sıvısının kana karışması normal, fizyolojik bir durumdur. Lenfödem tedavisinde kullanılan lenfatikovenöz anastomoz da, normalde sadece boyunda bir kaç adet bulunan bu fizyolojik birleşmenin vücudun ödemli bölgelerinde taklit edilmesidir. Çünkü lenfödemin ortaya çıkmasının sebebi genellikle lenfatik yollar üzerinde ve bazı seviyelerde, lenf sıvısının boyundaki ana lenf damarına ulaşmasını engelleyen tıkanıklıklardır. Boyuna ulaşamayan lenf sıvısı lenf damarlarından dışarıya sızar ve deri altında ödeme sebep olur.

Lenfödem daha çok bacaklarda ve kollarda ortaya çıkar, genellikle de uzvun uç kısımlarından başlar. Meme kanseri tedavisi sırasında koltuk altı lenf nodlarının alınması sonrası el ve kollarda görülen lenfödem en tipik örnektir. Süpermikrocerrahi teknikle yapılan lenfatikovenöz anastomoz için uzvun alt kısımlarında (el sırtı, el bileği veya ayak sırtı, ayak bileği gibi) yapılan 3-4 cm uzunluğunda birkaç adet kesi kullanılır. Bu kesiler, zamanla belli belirsiz bir hale gelecek bir çizgi şeklinde iyileşirler. Cilt kesileri dahil ameliyatın tüm basamakları mikroskop altında gerçekleştirilir. Lenf damarları çok ince ve saydam renkli oldukları için kolay görülemezler. Ameliyat sırasında lenf damarlarının bulunmasını kolaylaştırmak için kesi öncesinde cilt altına özel bir mavi boya enjekte edilir. Ancak bu boya lenf damarlarını her zaman boyayamaz (% 15-20 hastada). Bu durumda lenf damarlarını bulmak, deneyimli mikrocerrahlar icin bile oldukça zahmetli olabilir.

Anastomoz için uygun bir lenf damarı bulduktan sonraki basamak, bu lenfatiğin çapına uygun bir toplardamar (ven) bulmaktır. Anastomoz yapılacak toplardamarda bulunması gereken en önemli özellik, kanın geriye, lenfatik ile toplardamarın birleşeceği anastomoz hattına doğru akmasını engelleyecek sağlam bir valv sisteminin bulunmasıdır. Bu valv olmazsa, kan geriye doğru lenfatik sisteme akarak yapılan anastomozun tıkanmasına sebep olabilir.

Lenf damarı ve ven hazırlandıktan sonra anastomoz aşamasına geçilir. Bu işlem, mikroskobun maksimum büyütmesi altında (yaklaşık 40 kat), 12/0 olarak adlandırılan dünyadaki mevcut en ince ameliyat ipliğiyle ve çok hassas süpermikrocerrahi aletlerle yapılır. Lenf damarı ve toplardamarların uçları karşı karşıya getirilerek 6 ile 8 adet dikişle anastomoz tamamlanır. Anastomozun birkaç cm altından, deri üzerinden yapılan bir masajla lenf sıvısının anastomoz hattından geçerek kana karıştığı gözlemlenir. Bu parmak masajı, ameliyattan sonra yaklaşık 10 gün boyunca hastanın kendisi tarafından da sık sık tekrarlanır. Böylece anastomoz bölgesinin erken iyileşme sürecinde anastomoz hattından gecen sıvı debisi artırılarak hem ödemin azalması hızlandırılır, hem de anastomozun tıkanma riski minimuma indirilir.

Ameliyat genel anestezi altında yapıldığı için bir gece hastanede kalışın ardından hastaya yukarıda bahsedilen masaj ve bu süre zarfında (10-15 gün) istirahat önerilir. Hasta daha sonra günlük yaşantısına dönebilir.