Meme Estetiği

Meme Büyütme Ameliyatı, Meme Küçültme Ameliyatı, Meme Dikleştirme Ameliyatı

Meme Büyütme Ameliyatı

Silikon İmplant (Protez) ile meme büyütme ameliyatları, son dönemde en çok yapılan estetik ameliyatlardan bir tanesidir. Bu ameliyatla ilgili yazılanların fazlalığından dolayı bir çok bilgi kirliliği bulunmaktadır. Hastalar, bu bilgiler doğrultusunda çoğu zaman, teknik detayların üzerinde sorular ile doktora başvurmaktadırlar.

Meme büyütme ameliyatlarında üç teknik detay bulunmaktadır. Bunlar; protezin tipi, nereden yerleştirileceği ve hangi plana yerleştirileceğidir. Bu detaylar, her hastanın ihtiyacına göre değişim göstermekte ve en uygun yöntem doktor tarafından belirlenip hastaya sunulmaktadır.

Protez; meme başı çevresi, meme altı oluğu veya koltuk altında yapılan girişimle yerleştirilmektedir. Ameliyat sonu kalacak olan izin nerede olacağı; meme tipi, yapılacak girişimin yeri ve hastanın izin nerde kalmasını istediğine göre belirlenebilir.

Protezler, içerik ve şekillerine göre ele alınmaktadır. Dışı silikon olup, içi serum fizyolojik (tuzlu su) ile doldurulan protezler ve son dönem kullanımı artan, içi silikon jel (koheziv jel) ile dolu olan protezler bulunmaktadır. Protezler, şekil olarak yuvarlak yada damla (anatomik) olmak üzere 2‘ye ayrılır. Meme dokusunun durumu, meme üst bölgesindeki dekolte kısmının durumuna göre kullanacak protez tipi seçilir. Damla protez en iyi seçenektir diye düşünmek doğru bir yaklaşım değildir. Memenizin sonuçta alacağı şeklin ne olacağını belirlemek daha doğrudur.

Meme Büyütme Ameliyatı

Protezin yerleştirileceği planlar ise; “kas altı”, “meme arkası” ve “çift planlı “olmak üzere 3 gruba ayrılmaktadır. Protezin, en doğal ve ele gelmeyecek şekilde yerleştirileceği planı seçmek en doğrusudur. Kas altı yerleştirme her hasta için en iyi sonucu verir demek doğru değildir. Göğüs duvarı şekli meme dokusunun tipi planı belirlemekte önemlidir.

Bu teknik detaylarla ilgili isteklere yönelmektense hastanın meme büyüklüğü, meme şekli, ameliyat sonrası izin nerede kalmasını tercih ettiği ,dekolte bölgesi ve memeler arası oluğun şekli ile ilgili isteklerini tariflemesi daha doğrudur. Bu istekler doğrultusunda, vücudun anatomik yapısına en uygun doğal görünümlü bir meme elde etmek mümkün olacaktır.

Meme Küçültme Ameliyatı

Omuzlarımdan büyük bir yük kalktı tarifini anlatan yegane ameliyat meme küçültme ameliyatıdır. Hastaların çoğu ameliyat sonrası keşke daha önce bu işi yaptırsaydım derler.

Türk kadınının genetik yapısı nedeniyle büyük çoğunluğunun derdi gereğinden büyük memelerdir. Araya giren gebelikler ve kilo alıp verme memelerde daha da büyüme ve sarkmalara neden olur. Büyük memeleri saklamak için hafif kambur yürüme ve kıyafet özgürlüğünden mahrum kalmalarla başlayan, spor aktivitelerine katılamama ve sosyal çevrede rahat davranamaya kadar ilerleyen sıkıntılar görülebilir. Boyun ve sırt ağrıları, meme altında pişik, omuzlarda sutyen askılarının basısına bağlı iz şikayetlerde cabasıdır.

Meme küçültme ameliyatlarında , memelerin vücuda orantılı bir şekilde küçültülmesi hedeflenir. Temel olarak 3 temel işlem yapılır. Bunlar fazla yağ ve meme dokusunu alarak memeyi küçültmek, sarkmış meme başını normal yerine asmak ve fazla deriden kurtularak memeye daha doğal bir görünüm kazandırmaktır.

Meme Küçültme Ameliyatı

Meme gelişimini tamamlamış ve büyük memesi olan tüm hastalar bu ameliyat için uygundur. Doğum yapmamış bayanlarda en sık merak edilen konu ameliyat sonrası emzirmedir. Güncel tekniklerle meme dokusunun, süt kanallarının ve meme başının korunması ile süt vermeye etki minimaldir. Yapılan bir çok çalışmada ameliyat olmuş bayanların ameliyat olmayanlarla yakın oranlarda emzirebildiklerini ortaya koymuştur.

Diğer bir konu da ameliyat sonrası izlerdir. Meme küçültme ameliyatlarında izsiz bir sonuç ne yazık ki mümkün değildir. Kimi zaman meme başında yuvarlak ve aşağıya doğru uzanan düz bir iz kalırken, kimi zaman da buna meme altında kalacak bir iz eklenerek ters T seklinde izler kalır. Ancak zaman içinde bu izler silikleşerek çok fazla fark edilmeyecek hale gelirler.

Ameliyat öncesi yaşınıza uygun olarak ultrason ya da mamografi ile kanser taramalarınız yapılır. Ameliyat sırasında çıkarılan dokular da patolojik incelemeye tabi tutulurlar. Çeşitli çalışmalarda meme küçültme ameliyatlarında memenin hacmi küçültüldüğü için kanser riskini azalttığı da tespit edilmiştir.

Daha kaliteli bir yaşantı, sosyal cevrede daha rahat olmak ve kıyafet özgürlüğünüzü kazanmak için bu ameliyatlar plastik cerrahinin size sunacağı en iyi seçenektir.

Meme Dikleştirme Ameliyatı

Kadın vücut estetiğinin en önemli parçalarından birisi dolgun ve dik memelerdir. Ancak ilerleyen yaş, doğumlar ve bazen kilo alıp verme ile memelerde şekil bozuklukları ve sarkmalar meydana gelebilir. Memenin toparlanarak fazla cildin alındığı ve meme başının olması gereken yere taşındığı, Mastopeksi dediğimiz ameliyat ile bu durum düzeltilebilir.

Mastopeksi, ya da diğer adıyla meme dikleştirme ameliyatı, özellikle hamilelik ve emzirme sürecinde, ayrıca menopoz ve kilo verme sonrasında ve yerçekiminin de etkisiyle memenin büyüklüğü ile ilgili önemli bir sorun olmamasına karşın meme dokusunda oluşan hacim kaybı, deride gevşeklik ve çatlaklarla kendini gösteren sarkıklık (meme pitonu) ile başvuran hastalarda estetik olmayan görüntüyü düzeltmek amacıyla yapılan bir ameliyattır.

Meme hacminde ileri derecede azalma var ise ve ameliyat sonrası sadece fazla deri çıkarıldığı halde bile memeler çok küçük kalacak ise ameliyata silikon protezler de eklenerek memenin tekrar hacim kazanması sağlanabilir.

Bu ameliyatlar için tanımlanan birçok teknik vardır ve muayeneniz sonucu size en uygun teknik size sunulur. Tekniğe gör zaman içinde silikleşerek belirsiz hale gelecek olan izlerinizin yeri de belirlenmiş olur. Ameliyat, sadece meme başı etrafı, yada buna ek aşağıya doğru inen düz bir çizgi, kimi zaman da ters T seklinde iz bırakacak tekniklerden biri ile yapılır. Bu izler her zaman sutyen içinde kalacağından dekolte kıyafet seçiminizi engellemez.

Dikleştirme ameliyatlarında en sık karşılaştığımız soru bu işlemin kalıcılığıdır. Bu, hastanın meme ve cilt dokusunun durumuna bağlıdır. Zaman içinde mutlaka bir miktar sarkma oluşacaktır ancak bu, ameliyat öncesi sarkma hızına göre oldukça azdır.

Meme şekliniz, doku dolgunluğunuz ve kullanılacak tekniklere göre sizi değerlendirip istediğiniz sonuca ulaşmanızı sağlayacak yegane doktor bir plastik cerrahtır.


Vaser Liposuction - Lipödem İletişim

Lipödem Facebook GrubuDoç. Dr. Yener Demirtaş Facebook SayfasıDoç. Dr. Yener Demirtaş Instagram Sayfası